“ABD’de Suçluların İadesi Nasıl İşler?” başlıklı yazımızda açıklandığı üzere, Amerika Birleşik Devletleri’nin taraf olduğu uluslararası iade süreçleri kural olarak bir anlaşmaya dayanır. Bu nedenle, olası bir iade dosyasında öncelikle ABD ile ilgili diğer ülke arasında yürürlükte olan bir iade anlaşması veya uluslararası sözleşme bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bir anlaşmanın varlığı önemli olmakla birlikte hukuki değerlendirmenin yalnızca başlangıç noktasıdır. İlgili anlaşmanın hükümleri, coğrafi uygulama alanı, usule ilişkin koşulları ve içerdiği istisnalar da dikkatle incelenmelidir.
ABD’nin İade Anlaşması Ağı Ne Kadar Geniştir?
Amerika Birleşik Devletleri’nin 100’den fazla ülkeyle iade ilişkisi bulunmaktadır. Bu ilişkilerin bir kısmı uzun yıllar önce imzalanmış anlaşmalara, diğerleri ise daha modern anlaşmalara veya tamamlayıcı protokollere dayanmaktadır.
Eski tarihli iade anlaşmaları çoğunlukla iadeye konu olabilecek suçları tek tek sıralayan listeler içerir. İsnat edilen suç bu kategorilerden birine girmiyorsa ilgili anlaşma kapsamında iade mümkün olmayabilir.
Modern anlaşmaların birçoğu ise çifte suç sayılabilirlik ilkesini benimsemektedir. Bu yaklaşıma göre, isnat edilen fiilin her iki ülkede de suç oluşturması ve anlaşmada belirtilen asgari ceza sınırını karşılaması hâlinde iade mümkün olabilir.
Çifte suç sayılabilirlik incelemesinde genellikle iki ülkenin suçu aynı adla veya aynı kanun maddesi altında düzenleyip düzenlemediğinden çok, isnat edilen fiilin her iki hukuk sisteminde de suç teşkil edip etmediğine bakılır. Bu ilkenin uygulanması “İade Anlaşmalarının Temel Özellikleri” başlıklı yazımızda daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
ABD ile İade Anlaşması Bulunan Ülkelere Örnekler
Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Afrika, Karayipler ve Pasifik bölgesindeki çok sayıda ülkeyle iade anlaşması veya uygulanabilir bir iade ilişkisi bulunmaktadır.
Bunlara örnek olarak aşağıdaki ülkeler gösterilebilir:
- Almanya;
- Avustralya;
- Birleşik Krallık;
- Brezilya;
- Fransa;
- Güney Afrika;
- Güney Kore;
- Hindistan;
- İspanya;
- İtalya;
- Japonya;
- Kanada;
- Kolombiya;
- Meksika; ve
- Türkiye.
Bu liste kapsamlı değildir. Bir iade ilişkisinin varlığı ve kapsamı; yürürlükteki anlaşmalar, ek protokoller, çok taraflı sözleşmeler, ülkeye bağlı bölgelere ilişkin düzenlemeler ve devletlerin halefiyetine ilişkin kurallar incelenerek doğrulanmalıdır.
Bir devletle yapılan anlaşmanın, o devletle bağlantılı bütün denizaşırı topraklarda veya özel statülü bölgelerde kendiliğinden uygulanacağı da varsayılmamalıdır. Anlaşmanın coğrafi uygulama alanı ayrıca değerlendirilmelidir.
ABD ile İade Anlaşması Bulunmayan Başlıca Ülkeler
Amerika Birleşik Devletleri’nin her ülkeyle ikili iade anlaşması bulunmamaktadır. ABD ile ikili iade anlaşması bulunmadığı sıklıkla belirtilen ülkeler arasında şunlar yer almaktadır:
- Çin;
- İran;
- Kuzey Kore; ve
- Rusya.
Bu liste kapsamlı değildir. Ayrıca ikili iade anlaşmasının bulunmaması, bir kişinin gözaltına alınamayacağı, sınır dışı edilemeyeceği, başka bir ülkeye aktarılamayacağı, bulunduğu ülkede yargılanamayacağı veya uluslararası kolluk iş birliğinden etkilenmeyeceği anlamına gelmez.
Anlaşma durumu, hukuki değerlendirmenin yapıldığı tarih itibarıyla doğrulanmalıdır. Diplomatik ilişkiler, devletlerin halefiyeti, ülke veya sınır değişiklikleri, anlaşmaların askıya alınması ya da sona erdirilmesi ve yeni anlaşmaların yürürlüğe girmesi, uygulanabilir iade mekanizmasını etkileyebilir.
İade Anlaşması Bulunmuyorsa Ne Olur?
Uygulanabilir bir anlaşma veya uluslararası sözleşme bulunmadığında, ABD’nin olağan yasal iade süreci kapsamında resmî iade genellikle mümkün değildir. Bununla birlikte, bu durum kişinin bütün hukuki veya göçmenlik işlemlerinden tamamen muaf olduğu anlamına gelmez.
Somut olayın koşullarına ve ilgili ülkelerin hukukuna bağlı olarak aşağıdaki alternatif yöntemler gündeme gelebilir:
- Göçmenlik hukuku kapsamında sınır dışı etme;
- Ülkeden çıkarma veya ülkeye girişin engellenmesi;
- Kişinin bulunduğu ülkede ceza kovuşturması yapılması;
- Başka bir uluslararası hukuki düzenleme kapsamında transfer;
- Göçmenlik veya seyahat belgelerinin iptal edilmesi; ya da
- Gönüllü dönüş veya iade yargılamasından feragat edilmesi.
Bu yöntemler suçluların iadesinden hukuken farklıdır ve kişiye farklı usuli haklar ile güvenceler sağlayabilir. Örneğin sınır dışı etme işlemi, esas olarak kişinin göçmenlik statüsüne ve işlemi gerçekleştiren devletin iç hukukuna dayanır. Sınır dışı etme, kural olarak resmî iade sürecinin yerine geçen bir yöntem değildir.
Bu iki süreç arasındaki farklılıklar “Suçluların İadesi ile Sınır Dışı Etme Arasındaki Fark Nedir?” başlıklı yazımızda incelenmiştir.
ABD federal hukuku ayrıca, yurt dışında ABD vatandaşlarına karşı işlendiği iddia edilen belirli şiddet suçları bakımından bazı kişilerin iade anlaşması bulunmaksızın ve uluslararası nezaket ilkesi çerçevesinde teslim edilmesine imkân tanıyan son derece sınırlı bir istisna içermektedir. Bu istisna; ABD vatandaşları, ABD uyruğundaki kişiler ve ABD’de daimî ikamet hakkına sahip kişiler için uygulanmaz. Ayrıca özel yasal onaylara ve usuli güvencelere tabidir.
Anlaşmanın Bulunması İadeyi Garanti Etmez
Yürürlükte bir iade anlaşmasının bulunması, her iade talebinin kabul edileceği anlamına gelmez. Talepte bulunan devletin anlaşmadaki maddi ve usuli koşullara uyması, gerekli belgeleri sunması ve talepte bulunulan ülkenin hukukunda öngörülen delil standardını karşılaması gerekir.
Bir iade talebi aşağıdaki nedenlerle reddedilebilir veya gecikebilir:
- İsnat edilen fiilin anlaşma kapsamında iadeye elverişli bir suç oluşturmaması;
- Çifte suç sayılabilirlik koşulunun karşılanmaması;
- Gerekli delil standardına ulaşılamaması;
- Belgelerin eksik veya usulüne uygun biçimde tasdik edilmemiş olması;
- Aranan kişinin kimliğinin yeterince belirlenememesi;
- Anlaşmada düzenlenen bir istisnanın veya ret nedeninin uygulanması;
- Talebin anayasal güvencelerle veya insan hakları yükümlülükleriyle çatışması; ya da
- Yargısal inceleme tamamlandıktan sonra yetkili yürütme makamının teslim işlemini uygun bulmaması.
İade süreci ayrıca diplomatik ilişkilerden, dış politika değerlendirmelerinden, kolluk makamlarının önceliklerinden ve talepte bulunan devletin daha önce verdiği güvencelere veya anlaşma yükümlülüklerine uyup uymamasından etkilenebilir.
Anlaşmalardaki İstisnalar ve Ret Nedenleri
Bütün iade anlaşmaları aynı istisnaları içermez. Uygulanabilecek ret nedenleri, somut olaya uygulanacak anlaşmanın hükümleri ve ilgili devletlerin iç hukuku incelenerek belirlenmelidir.
Anlaşmaya bağlı olarak aşağıdaki hususlar önem taşıyabilir:
- Siyasi suç istisnası;
- Devletin kendi vatandaşlarını iade etmesine ilişkin sınırlamalar;
- Aynı fiil nedeniyle daha önce yargılanma veya cezalandırılma;
- Zamanaşımı;
- Askerî suç istisnası;
- Ölüm cezasına ilişkin endişeler;
- Hususilik kuralı;
- Ayrımcı veya hukuka aykırı amaçla yürütülen kovuşturma;
- İnsani değerlendirmeler; ve
- İşkence veya diğer ağır insan hakları ihlalleri riski.
Bazı nedenler iade talebinin reddedilmesini zorunlu kılarken bazıları talepte bulunulan devlete takdir yetkisi tanıyabilir veya teslimden önce belirli güvenceler verilmesini gerektirebilir.
Örneğin talepte bulunan ülkede isnat edilen suç için ölüm cezası uygulanabiliyor, ancak talepte bulunulan ülkede böyle bir ceza bulunmuyorsa teslim işlemi ölüm cezasının verilmeyeceği veya infaz edilmeyeceği yönünde güvence sunulmasına bağlanabilir. Sonuç, ilgili anlaşmanın hükümlerine ve talepte bulunulan ülkenin hukukuna göre değişir.
Bu konular “İade Talebinin Reddedilmesinin Yaygın Nedenleri” başlıklı yazımızda daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Vatandaşlık İade Sürecini Etkileyebilir
Bazı iade anlaşmaları, bir devletin kendi vatandaşlarını iade etmeyi reddetmesine izin verir veya bu yönde bir yükümlülük getirir. Diğer anlaşmalar ise vatandaşlığı tek başına bir ret nedeni olarak kabul etmez.
İadenin vatandaşlık nedeniyle reddedildiği durumlarda ilgili anlaşma, talepte bulunulan devletin kişiyi kendi ülkesinde yargılamasını değerlendirmesine izin verebilir veya bunu zorunlu tutabilir. Dolayısıyla uygulamada ortaya çıkacak sonuç; anlaşma hükümlerine, talepte bulunulan devletin iç hukukuna ve mevcut delillere bağlıdır.
Uygulanabilir hukuki çerçeve incelenmeden vatandaşlığın iadeye karşı kesin bir koruma sağladığı varsayılmamalıdır.
Anlaşmanın Güncel Durumu Dikkatle Doğrulanmalıdır
İade anlaşmasının bulunup bulunmadığını belirlemek, her zaman iki ülkenin geçmişte bir belge imzalayıp imzalamadığını kontrol etmek kadar basit değildir. Sağlıklı bir değerlendirmede aşağıdaki hususlar incelenmelidir:
- Anlaşmanın yürürlüğe girip girmediği;
- Hâlen yürürlükte olup olmadığı;
- İlgili bölge veya topraklarda uygulanıp uygulanmadığı;
- Değiştirilmiş veya tamamlanmış olup olmadığı;
- Yeni kurulan bir devletin eski anlaşmanın tarafı hâline gelip gelmediği;
- Çok taraflı bir sözleşmenin ek bir hukuki dayanak sağlayıp sağlamadığı;
- Diplomatik ilişkilerin anlaşmanın uygulanmasını etkileyip etkilemediği; ve
- İsnat edilen suçun anlaşmanın maddi kapsamına girip girmediği.
Bir ülkenin genel bir iade anlaşmaları listesinde bulunması, belirli bir suçun, kişinin veya olayın mutlaka anlaşma kapsamında olduğu anlamına gelmez.
Anlaşmanın Dosyanıza Nasıl Uygulanacağı
ABD’nin kaç ülkeyle iade anlaşması bulunduğuna ilişkin genel istatistiklerden çok, somut olaya uygulanabilecek anlaşmanın hükümleri önem taşır.
Sağlıklı bir hukuki değerlendirme genellikle aşağıdaki unsurların incelenmesini gerektirir:
- Aranan kişinin bulunduğu ülke;
- İadeyi talep eden ülke;
- İsnat edilen suç ve bu suçun dayandığı fiiller;
- Fiillerin işlendiği tarih ve yer;
- Kişinin vatandaşlığı ve göçmenlik statüsü;
- Yabancı ülkedeki ceza dosyasının bulunduğu aşama;
- Uygulanabilir delil standardı;
- Muhtemel anlaşma istisnaları; ve
- Sığınma, insani koruma veya insan haklarıyla ilgili meseleler.
İade dosyaları; uluslararası anlaşmaların, iç hukuk düzenlemelerinin, ceza muhakemesi kurallarının, göçmenlik hukukunun ve yürütme yetkisinin birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir. Bu nedenle güncel anlaşma hükümleri ve kişiye özgü koşullar incelenmeden kesin bir sonuca varılmamalıdır.
Yasal Uyarı
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Anlaşmaların durumu ve iade usulleri zaman içinde değişebilir. Belirli bir dosyanın sonucu; uygulanabilir anlaşmaya, ilgili ülkelere, isnatlara, delillere ve kişinin kendine özgü koşullarına bağlıdır. İade talebi, geçici tutuklama, INTERPOL Kırmızı Bülteni veya bağlantılı bir işlemle karşı karşıya olan kişilerin herhangi bir adım atmadan önce nitelikli bir avukata danışmaları önerilir.
Suçluların iadesi veya diğer hukuki konularda kişisel durumunuza özel bir değerlendirme ve hukuki destek almak için Merit Law LLP ile +1 (973) 317-6056 numaralı telefondan, info@meritllp.com e-posta adresinden veya internet sitemizdeki iletişim formu aracılığıyla irtibata geçebilirsiniz.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; durumunuzu bir avukatla değerlendirin.